9799753420012
605888
Metis Edebiyat Seti 2 - 5 Kitap Takım
Metis Edebiyat Seti 2 - 5 Kitap Takım
87.20

Setin İçindeki Kitaplar;

Har
"Bu ülke, ki Netamiye derler adına, ulu bir ejderhanın mide fesadından doğdu. Biz oradaydık, gördük her şeyi. Kıyametin yarım boy küçüğü bir alamet gündü. Yalan elbet, ulu falan değildi ejderha. Kanatlarından irin saçan, pespaye bir yaratıktı aslında. Hastaydı, uçarken kusuyordu sürekli. Şöyle son bir kez titredi, süzülürken ağzını açtı ve macunumsu fokurdak bir sıvıyı, uzun ince kilimler misali, kadim suyun ortasına seriverdi. Ejderha olgun bir armut gibi yere düşerken, macunkilim de hızla katılaştı, kabarcıklarından dağlar vadiler denizler hasıl oldu, bu ülke böyle vücut buldu. Üzerinden her daim ekşi kokulu dumanlar tütmesi ondandır."

Murat Uyurkulak'ın ilk romanı Tol çok sevilmişti. Har'ı da seveceğinizden eminiz. Dumanı tüten bir kıyametin romanı Har. Gökte melekler, cinler, "ben"ler, şeytanın ta kendisi, yerde Numune, Onüç, Otuzbeş ve bütün Yamuklar, tekmili birden aynı alametin üzerinde. Ne diyelim, Büyük A hepimizi korusun!

Yere Düşen Dualar
Yere Düşen Dualar ilk kez yayımlandığı 2006'dan günümüze, birçok okur ve eleştirmen tarafından "masalsı, destansı, mistik, alegorik ve çok katmanlı bir roman" olarak değerlendirilmiş, beğeniyle karşılanmıştır. Anlatmayı da anlattığı kadar önemseyen, zengin bir hayal gücünün ürünü olan bu romanı nitelikli edebiyattan zevk alan okurlarımıza özellikle tavsiye ederiz.

Tepelitaklak
Hobisi kuş gözlemciliği, branşı ise felsefe olan İzmirli bir üniversite hocası ile uzatmalı asistanı Tayyar'ın "maceralarını" okuyacaksınız Tepelitaklak'ta. Bu teğellenmiş öykülerden oluşan romanda neler yok ki: Kadim şehir İzmir'in sokaklarının dünü bugünü. Karataş, Asansör, Pasaport vd. Özel üniversitelerle devlet üniversiteleri arasındaki benzerlikler ve aşılmaz uçurumlar. Soyu tükenmiş pamuk ördek. Benzersiz bir TIR parkında benzersiz bir akşam. Kıbrıs çıkartması. Göç eden kuşlar, göç edemeyen kuşlar...

Metis'teki ilk kitabı 1929 Bir Yılın Öyküsü'nü 1997 yılında yayımladığımız Ahmet Sipahioğlu'ndan bu kez akademik camiaya içeriden bakan, keskin ve eleştirel bir mizahın eşlik ettiği bir roman.

Son Adım
Önce Kenarda'yı yayımlamıştık Ayhan Geçgin'den. Ardından Gençlik Düşü geldi. Kendine özgü dili ve dünyası ile dikkat çeken yazar, Son Adım ile bir kez daha okur karşısında. Ülkenin batısından doğusuna gidildikçe, görmek, duymak istemediklerimizle mesafe azaldıkça, olağan, sıradan yaşantıların birdenbire nasıl kesintiye uğrayacağı, hiçe sayılacağı, mahvolacağı hakkında sarsıcı bir tokat Son Adım. Türkiye toplumuna edebiyat içinden bir müdahale - dolaysız, sert ve tok sesli.

Kuş Diline Öykünen
Belki de kuş, şu "biliyor musun, duyuyor musun," diye tutturduğu kuş söylüyordu Gülay'a, her şeyi. "Üsküdar'a gidelim kuşu" adını takmıştı Yavuz ona; dalga geçmek için... Gülay kuşun mors alfabesine benzeyen sesini, Yavuz'a defalarca dinletmişti. Hiçbir şey anlayamamıştı bu sesten. Ama, Gülay'ın kara gözlerine bakınca, kendisinden çok daha fazla şeyin farkında olduğunu hissedebiliyordu.

Belki de bütün bu olan bitenler, yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi; bugüne kadar kitaplarda yazmayan, henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler. Otuz-kırk sene sonra sosyologlar bu döneme bakıp yorumlar yapacak, isimler koyacaklardı. "Ölenler," diyeceklerdi, "hepsi genç insanlardı. Çok genç insanlardı. Öyle gençlerdi ki, o kadar gençlerdi ki..."

Kapat