Ahlakın Akli ve İnsani Temeli
Ahlakın Akli ve İnsani Temeli
Çizgi Kitabevi Yayınları
6.50
Ahlâkın Aklî ve İnsanî Temeli , herhangi bir dayanaktan yoksun ahlâka, sonradan icat edilmiş yeni bir temel keşfetmek gibi bir sav öne sürmemektedir. Ancak, kendi başına ve bağımsız bir felsefî alan olarak vardır. İnsan, 'ahlâk' gerçeğinden hiç bir zaman sıyrılıp çıkarak ve ona rağmen yaşayarak var olamaz. Çünkü realite, insana sonradan eklenmiş yabancı bir nesne değildir. Hatta belki de ahlâk, tek hakikat olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden insan, her şeyden önce bir değer varlığıdır. Aktın ve insanın olmadığı bir yerde kutsalın söyledikleri, yalçın kayalardan yansıyan nidanın tekrar sahibine dönmesinden ibaret kalacaktır. Bu nida, akılla akıl, insanla insan; çocukla çocuk, büyükle büyük vs. olmadığı sürece, insan ve onun aklıyla kendi değerini tartmak gibi kesintisiz bir insanî tecrübenin gündemini hiç bir zaman dolduramaz. Ahlâkın vadettiği mutluluk, kutsalın ilkelerini insanî ve aklî temellere dayanarak anlamakla kazanılır. Bu nedenle, Tanrı'nın varlığını kavramak, en yüksek insancıllık ve akılcılıktır. En büyük mutluluktur da aynı zamanda...
(Arka Kapak)
Kapat