İlgi Kültür Sanat Yayınları Tarih Dizisi Seti %22 indirimli Kolektif

İlgi Kültür Sanat Yayınları Tarih Dizisi Seti
Kolektif

%30 İNDİRİM
199,00 TL
139,30 TL
Tükendi
-297869
423094
İlgi Kültür Sanat Yayınları Tarih Dizisi Seti
İlgi Kültür Sanat Yayınları Tarih Dizisi Seti
İlgi Kültür Sanat Yayınları
139.30
Emir Timur / Harold Lamb
Etiket Fiyatı : 15,00 YTL


Emir Timur, yalnız Türk-İslam dünyasının büyük hükümdarlarından biri olmakla kalmayıp, tarihin kaydettiği en büyük cihangirlerden biridir. Timur 1336'da Maveraünnehir'de Semerkand'la Belh arasında Keş kasabasında doğdu. 1370'te Maveraünnehir Hakimi Emir Hüseyin'in ölümünden sonra Maveraünnehir'e tek başına hakim oldu ve Semerkand'a gelerek tahta çıktı. "Biz ki, Mülük-ı Turan Emir-i Türkistanız!" diyen Emir Timur, 35 senelik hükümdarlığı süresince yaptığı bütün savaşları kazandı. Çin'e ve Delhi'ye kadar bütün Asya'yı; Irak, Suriye ve İzmir'e kadar bütün Anadolu'yu hakimiyeti altına aldı. İdaresi altındaki coğrafyanın imarıyla yakından ilgilendi. Su kanalları inşa ettirdi. Büyük şehirleri ticaret yollarına bağladı. Özellikle Semerkant şehrini örnek bir yerleşim haline getirdi. Alim ve iyi bir devlet adamı olan Timur, "Tüzükat-ı Timur" adıyla kanunlar çıkardı. İlim adamlarına büyük saygı gösterdi, İslam alimlerini meclisinde bulundurdu. "Tecrübe bana gösterdi ki, din ve yasalar üzerine kurulmayan bir devlet, uzun zaman yaşayamaz. Böyle devlet, çırılçıplak olup kendisini gören herkese karşı gözlerini yere dikmiş ve herkesin yanında saygı ve değerini yitirmiş adama benzer.Bu durumda böyle devlet, tavanı, kapısı, avlu duvarları olmayan ve her önüne gelenin içine daldığı eve benzetilebilir. Bunun içindir ki, ben devletimin çatısını, İslamiyet üzerine kurdum. Devletimi idare için yasalar düzenledim. Bu yasalar uygulandığı sürece, onlara aykırı hareket etmekten sakındım" diyen Emir Timur'un "halkın haline vakıf olmak", "iyilere iyilikle muamele edip kötülere kötülüklerini iade etmek", "hükümet idaresinde kanunlara riayet etmek", "askerlere daima hürmet etmek", "alimlerle ve emirlerle sıkı ilişkilerde bulunup istişare etmek", "adalet ve tarafsızlıkla Allah'ın kullarının hep iyiliğini istemek ve onların teveccühünü kazanmak" gibi ilkeleri, günümüzde dahi önemini korumaktadır.

319 s. -- 3. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 24 cm
Çeviri : A. Gökçe Bozkurt


Muhteşem Süleyman Kanuni / Harold Lamb
Etiket Fiyatı : 17,00 YTL


"Bizim kanunumuz ister ki Padişahın atının göründüğü her yer daima hükmümüz altında bulunsun"

O kuvvet yıllarında Avrupalılar ondan, Muhteşem Süleyman, Muazzam Türk diye bahsediyorlardı. Sarayına gelen yabancı ziyaretçilerin, kavuğunun ipek tülbendinin kıvrımları arasında parıldayan mücevherlerle gözleri kamaşıyor, İbrahim, Yedikule'yi "tıka basa" dolduran hazinelerden bahsederken, bunlar kulak kesiyorlardı. Bununla birlikte, Süleyman'ın kimseye açmadığı bir irade ile, sessizce gerçekleştirmeye çalıştığı idealin anlam ve önemini, hemen hiç birisi fark etmemişti...

390 s. -- 1. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm
Editör : Gaye Yavuzcan
Çeviri : Göke Bozkurt


Moğolların Efendisi Cengiz Han / Harold Lamb
Etiket Fiyatı : 15,00 YTL

"Nasıl Gök'te bir tek Tanrı varsa, yeryüzünde de tek bir Han olmalıdır!"

Yedi yüz sene var ki bir adam, neredeyse bütün yeryüzünü zapt etti. Dünyanın yarısına hâkim oldu ve insanlığa, kendisinden sonra birçok nesiller boyunca devam edecek olan bir korku saldı.

Hayatı boyunca birçok lakaplar aldı. Ona, "BüyükKatil" dediler, "Tanrının Bir Cezası" dediler, "Mükemmel Savaşçı" dediler, "Taçların ve Tahtların Hâkimi" dediler. Fakat biz onu en çok "Cengiz Han" adıyla tanırız. İnsanlara hükümdar olmuş birçoklarının aksine, bu adam, bütün lakaplarına lâyık olduğunu gösterdi...

Kiyat kavminin şefi Yesügey'in oğlu Temuçin, babasının Tatarlar tarafından öldürülmesinden sonra kabilesi tarafından terk edilerek, geride kalan ailesiyle birlikte yokluk ve sefalet seneleri geçirdi. Çocukluk çağının bu zorluklarının güçlendirdiği Temuçin, hakkı olan mirası elde etmeye azmetti ve sadece bunu başarmakla kalmadı: Önce Han ilan edilen Temuçin, 1206'da Moğolistan'ı birleştirdi ve "Cengiz Han" unvanını aldı. Öngütlerin ve Uygurların Cengiz Han'a katılmasıyla, Türk - Moğol ittifakı güçlenerek devam etti ve Sibirya üzerine keşif harekâtıyla, Cengiz Han'ın seferleri başladı. Yapılan seferlerle Çin vergiye bağlandı. Naymanlar üzerine girişilen harekâtla Moğol İmparatorluğu'nun sınırı Harzem sınırlarına dayandı. "Nasıl Gök'te bir tek Tanrı varsa, yeryüzünde de tek bir Han olmalıdır" diyen Cengiz Han, Harzem üzerine yürüdü. Maveraünnehir'i ele geçirdi, Fergana ve Termiz'e hâkim oldu. Urgenç, Baktra, Merv, Nişabur yerle bir edildi. Hindikuş sıradağları, Cengiz Han'ı durduramadı. İran'ın kuzeyi, Gürcistan, Don ovaları, Cengiz Han'ın askerleri tarafından yakılıp yıkıldı. Harezm ordularının kalıntıları, İndus'a dek kovalandı. Cengiz Han, 1224'te, yardımcılarının Çin'in kuzeybatısında seferde oldukları sırada öldü.

Geride sadece devasa bir imparatorluk değil, küçük çarpışmalar dışında hiç yenilmemiş bir ordu, mevcut yasaların derlenmesiyle oluşturulmuş ve kendi adını taşıyan Cengiz Yasası ve kaynağını Türk ve Moğol inanışından alan bir düşünceyi miras bıraktı.

264 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 24 cm
Editör : Gaye Yavuzcan
Çeviri : Gökçe Bozkurt


Bizans İmparatorluğunun Tarihi / Charles Diehl
Etiket Fiyatı : 10,00 YTL

Gerçekte, Roma İmparatorluğu düştükten sonraki bin senelik hayatında Bizans'ın durmadan harabeye yuvarlandığı kolaylıkla zannolunur. Böyle düşünmek asla caiz değildir. Onu mahvedecek gibi görünen bunalımları çoğunlukla kıyas kabul etmez derecede parlak devirler ve ümit edilmeyen yeni doğuşlar takip etmiştir. Bu devirde, bir tarihçinin sözüne göre "İmparatorluk, bu ihtiyar kadın, altın ve kıymetli taşlarla süslü bir genç kız gibi görünür. V1 ınci asırda, Justinyen devrinde, devlet, son bir defa, Roma'nın iyi günlerinde olduğu gibi toparlanır ve Akdeniz, yeniden bir Roma gölü olur. VIII inci asırda, İzorya'lı (Eski Silifke) imparatorlar, Şarl Martel'in Poitiers'de hıristiyanlığı kurtardığı sıralarda, İslamiyetin hücumlarını kırarlar. X uncu asırda, Makedonya ailesine mensup hükümdarlar, Bizans'ı, muzaffer silahlarını Suriye'ye kadar götüren, Ruslar'ı Tuna boyunda ezen ve Bulgar çarlarının kurduğu devleti kan içinde boğan büyük bir şark devleti haline koyarlar. XII inci asırda, Komnen'ler zamanında Grek İmparatorluğu, dünyada, hala iyi bir çehre göstermektedir ve İstanbul, Avrupa politikasının bellibaşlı merkezlerinden biridir...

Bizans, bu suretle, bi sene yaşadı; bu yaşama, yalnız mutlu bir tesadüfün neticesi değildi: Şan ve şerefle yaşadı; böyle olabilmesi için kendisinde kötülüklerden başka şeylerin de bulunması pek tabiidir. İşlerini idare için, büyük imparatorları, şöhretli devlet adamları, yetenekli diplomatları, muzaffer generalleri vardı; bunlar vasıtasiyle, dünyada, büyük bir eser başardı. Haçlı seferlerinden evvel, doğuda hıristiyanlığın kafirlere karşı savunucusuydu ve askeri kıymeti sayesinde birçok defalar Avrupa'yı kurtarmıştı. Barbarlığın ortasında, Ortazamanın, uzun zaman tanıdığı takdire değer en ince, en zarif bir medeniyet merkeziydi. Asya ve Slav doğu dünyasının öğreticisi idi, bu kavimleri, dinlerini, edebi dillerini, sanatlarını, hükümetlerini ona borçludurlar. Pek kuvvetli tesiri batıya uzanmıştı; bir çok fikir ve san'at nimetlerini batı ondan almıştır. Bugün, Avrupa'nın doğusunda oturan kavimler ondan çıkarlar ve bugünkü Yunanistan, bilhassa Pericles ve Phidias'ın Atina'sından ziyade hıristiyan Bizans'a borçludur.

175 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm
Genel Yayın Yönetmeni : Ahmet İzci
Editör : Sinan Baş
Çeviri : A. Göke Bozkurt



Yıldız'da Kaos ve Tasfiye / Murat Candemir
Etiket Fiyatı : 15,00 YTL

II. Abdülhamid Osmanlı Devleti'ni kendisinden önce hiçbir padişahın ikametgâh olarak kullanmadığı Yıldız Sarayı'ndan idare etti. Dünya siyasetindeki dengelere buradan müdahale etti. Kendisini güvende hissettiği bu saray, onun hem ikametgâhı, hem de karargâhı oldu. Ayrıca hayatının çoğu Yıldız'da geçtiği için kendi zevkine ve merakına uygun işlevlere sahip marangozhane, çini fabrikası, hayvanat bahçesi, müze ve kütüphane gibi binaları da saray kompleksi içerisine aldı.

Elbette güçlü ve biraz da kuşkucu olan bu saray ağırlıklı yönetim için kapsamlı bir teşkilat gerekiyordu. Bu noktadan hareket edersek. Yıldız Sarayının teşkilat bakımından büyüklüğü hakkında bir fikir vermek açısından, güvenlik amacıyla konuşlandırılmış 15.000 kişilik askerî kuvvet hariç bırakılırsa. 12.000 kişilik de bir topluluğa sahip olduğunu zikretmenin yeterli olacağını sanıyoruz.

Ancak, 31 Mart İstanbul'u uğursuz bir sis gibi saran kaos ortamı, Hareket Ordusu'nun İstanbul'a girişiyle Yıldız'a da sıçradı. Yıldız'a giren Hareket Ordusu ve beraberindeki komitacılar, içeriye girer girmez boyutları tam olarak asla belirlenemeyen bir yağmaya giriştiler Kütüphane, Baş-Hâfız-ı Kütüb'ün cansiperane cesareti sayesinde kurtulabildi. Kasalar kırıldı, hatta gizli bazı kasaların yerini söyletmek için II. Abdülhamid'in musahiblerine işkence bile yapıldı.

Siyasi gelişmeler. II. Abdülhamid'in tahtından indirilmesi ve Selanik'e Alatini Köşkü'ne sürgüne gönderilmesi ile sonuçlandı. Ardından, komisyonlar oluşturuldu. Artık. II. Abdülhamid'in adı ağızlara bile alınmıyor, kendisi "Hakan-ı sabık" saltanat dönemi ise "devr-i sabık" olarak telaffuz ediliyordu.

Fakat tasfiyecilerin hakimiyeti de pek uzun sürmeyecekti. Nitekim, Osmanlı Devleti kısa bir süre sonra 1. Dünya Savaşına girecek ve savaşın sonucunda tarih sahnesinden silinecekti. Bütün bu olup bitenler değerlendirildiğinde denilebilir ki: II. Abdülhamid. 31 Mart Olayı ve sonrasındaki kaos atmosferinin içinde Yıldız Sarayı'ndan sürgüne gönderilirken aslında arkasında koskoca bir "Devlet-i Aliyye"yi bırakıp gitmişti. Bu tasfiye de bir bakıma Osmanlı Devleti"nin tasfiyesi olmuştu.

304 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 24 cm

Çağ Açan Padişah Fatih Sultan Mehmed Han / Ziya Şakir
Etiket Fiyatı : 17,00 YTL

Devrinin en kudretli ve azametli hükümdarı taçları ve tahtları altüst eden muazzam bir ordu ve donanmanın başkumandanı

"Artık, Bizans imparatorlarının kudret ve kuvvetleri, hemen hemen bitmiş gibidir. İmparator Konstantin tarafından kurulmuş olan bu asırlık hükümet o derece kağşamıştır ki, indirilecek şiddetli bir darbe, o köhne binayı temelinden yıkmaya kafi gelecektir."

Böyle söyledi ve o şiddetli darbeyi bizzat indirdi. Artık o, Fatih idi.

Fatih, hiç bir hükümdara ve ordu kumandanına nasip olmayan bu büyük zaferi kazandıktan sonra, o zaferin şerefine leke sürecek hiç bir küçüklük eseri göstermedi. On asırlık Bizans kalesini nasıl zaptetti ise, onun sakinlerinin gönüllerini de öylece kazanmak istedi.

Yirmi bir yaşında fiilen Osmanlı tahtının sahip ve hakimi olan bu seçkin hükümdar, 30 sene süren saltanat hayatında, sayısız büyük hadiselerin kahramanlıkları ile şöhretini ebedileştirdi. Devletinin hakimiyet sahasını karada ve denizde genişletmekle yetinmedi. Yazarın dediği gibi: "Fatih cihangirlikten ziyade cihandarlık emelinde idi." Fatih, "Bu kanunname, atam ve dedem kanunudur. Ve benim dahi kanunumdur. Evladı kiramım, neslen ba'de neslin, bununla amil olalar." Dediği kanunnamesi ile teşkilatçılığı; kurduğu medreseler ile ilme verdiği önem; inşa ettirdiği yapılarla imarcılığı ve diğer bütün yönleriyle Fatih, devletinin başında bir çağı kapadı ve imparatorluğunun başında bir çağı açtı...

304 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm

Türkçülük Türkçülüğün Tarihi Gelişimi / Yusuf Akçura
Etiket Fiyatı : 15,00 YTL

Yusuf Akçura elinizdeki kitapta, Türkçülük akımının gelişmesini, fikri oluşumuna etki eden faktörleri tarihi gelişimi içinde değerlendirilmektedir. Cemil Meric'in "Kamus namustur" sözü ile dile getirdiği düşüncenin önemini, Türk dilinin yabancı kelimelerden arındırılarak bütün Türk diyarlarında rahatlıkla konuşulup anlaşılabilecek sade bir dil oluşturululabilmesi için, ortak bir lügat oluşturulmasının değerine vurgu yapılan eserde dil konusunda yapılan hizmetler dile getirilmektedir.

Türkçülük, Yusuf Akçura'nın deyimi ile "Bütün Türklük" ülküsüne hizmet etmiş olan Türk dünyasının ilim ve fikir adamlarına ait bir panaromadır. Kimler yok ki bu panaromada İsmail Gaspıralı'dan Ahmet Vefik Paşa'ya, Ağaoğlu Ahmed'de Necib Asım Bey'e, Hamdullah Suphi Tanrıöver'den Ziya Gökalp'e kadar Türk dünyasının tanımış olduğu onlarca ilim ve fikir adamının Bütün Türklük fikrine hizmetlerinin bilimsel metodolojide olmasa bile kendine özgü bir üslûpla değerlendirildiği nadide bir eser.


250 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 22 cm
Editör : Bilge Bozkurt


Çankaya Akşamları / Berthe Georges-Gaulis
Etiket Fiyatı : 15,00 YTL

Yunan eldiveni ile vuruyorlar ama onun içinde İngiliz'in eli var demişti, Türk hatlarından gelen genç subay... İngiliz girişiminin merkezi Bağdat'tı. Arapların gerçek başkentiydi. Bağdat daima ilk sırayı işgal etmeliydi. Şam ise, elde tutulması kolay, akıllı, uslu bir taşra şehri olabilirdi. İngiliz'ler Arapları kullanarak, Bağdat kozu ile Asya'yı ellerinde tutacaklardı.

Acının, gerçekçi hale getirdiği Asya, kurtuluşu kendi içinde arıyor, milletlerin en gerçekçi olanını da önder tanıyordu.
Ankara ve Mustafa Kemal iki isimidir ki, Afrika ve Asya için şahane bir destanı, tükenmez bir zaferi temsil eder.

Tüm Türkler için İstanbul maziyi, Ankara ise bugünü temsil eder. Biri düşman elindedir öteki direniş hareketinin kalesidir.

Her şeye rağmen İstanbul, yaşayacaktır. Zira o, Asya gibi ölümsüzdür. Asya, bütün milletlerin anasıdır...

280 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm
Editör : Gaye Yavuzcan
Çeviri : A. Göke Bozkurt


Atatürk'ün Kuran Kültürü / Abdurrahman Kasapoğlu
Etiket Fiyatı : 18,00 YTL

Din insanların gıdasıdır. Dinsiz adam boş bir eve benzer. İnsana hüzün verir. Mutlaka bir şeye inanacağız. Bu dinlerin en sonuncusu elbette en mükemmelidir. İslam dini hepsinden üstündür. Onun hak peygamber olduğundan şüphe edenler, şu haritaya baksınlar ve Bedir destanını okusunlar. Hz. Muhammed'in bir avuç imanlı rnüslümanla mahşer gibi kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir meydan muharebesinde kazandığı zafer, fani insanların karı değildir.

Onun peygamberliğinin en kuvvetli delili işte bu savaştır.
Milletimiz, din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri
hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz da.
Nasıl ki her konuda yüksek meslek ve uzmanlık sahipleri yetiştirmek gerekliyse, dinimizin felsefî hakikatlerini inceleyecek, anlayacak, öğrenecek- ilim ve fennine sahip olacak, seçkin ve hakikî yüce bilginleri yetiştirecek kurumlara sahip olmalıyız.
Evet hakikaten Kur'an'da çok büyük hikmetler ve düsturlar vardır. Hele Yasin süresi ne şahane yazılmıştır. Ben Kur'an okumak istediğimde çok defa Yasin süresini okurum.
Bizzat Cenab-ı Peygamber bile danışarak iş yapmak gereğini sçylemiştir. Ve kendisi bizzat öyle yapmışıtır. Bundan başka "ve şavirhum fi'l-emri" diye Cenab-ı Hakk'ın da kendisine seslenişi vardır. ... Bu ayet-i kerîmey muvaffakıyatımız için yegane bir delili hay ad eylerim.
İlahi öğütler kur'an'ın içindedir, Hz. Peygamber'in sözlerinde ve hareketlerindedir. Biz Kur'an'ı duvara asmışız ancak tören olarak okuyoruz. Vaazlarda da, din derslerinde de, mukabelelerde de, ölülerin ruhları için de onu hep musiki ile duygulanmak için okuyoruz. Aklımızla anlayıp davranış geliştirmek için ise, başkalarının bize anlattıklarına bağlanıyoruz.
- Gazi Mustafa Kemal Atatürk

480 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm

2. Abdülhamid'in Gizli Siyaseti ve Yunan Zaferi / Ziya Şakir
Etiket Fiyatı : 12,00 YTL

Yunanlıların Teselaya ve Makedonya'daki saldırıları neticesinde, Osmanlı Devleti 17 Nisan 1897'de Yunanistan'a savaş ilan etti. Ertesi gün İstanbul gazeteleri, Yıldız sarayı'nda tam elli dört saat süren müzakereler sonucu vükela heyetinin tanzim ettiği mazbaatının özetini, "Tebligat-ı Resmiye" başlığı altında yayınladıklarında, aylardır süren Yunan tecevüzleriyle milli gurularının zedelendiğini düşünen halk, savaş ilanından memnun olmuştu. Halkta, harbin kazanacağına dair, derin bir iman vardı. Bu iman besleyenler, hükemete ve orduya ellerinden gelen hizmeti yerine getirmeye hazırlanıyorlardı.

Yunanlılarla savaş devam ederken, Sultan II. Abdülhamid'in dikkatle üzerinde durduğu bir husus daha vardı: Büyük devletlerden her an gelebilecek mücadeleye fırsat vermemek...

172 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm


Osmanlı İmparatorluğu Tarihi (2 Kitap Takım) / J. Von Hammer
Etiket Fiyatı : 50,00 YTL


Hammer: Aslen Avusturyalıdır. Latince ve Yunanca ile birlikte batıda yaşayan on dili ve üç doğu dilini (Arapça, Farsça, Osmanlıca) çok iyi bilmekte idi. Yazdığı eserlerinin en önemlisi.
"Osmanlı Tarihi "dir. Bu eserini kaleme alırken bütün Avrupa arşivlerini taramış ve Osmanlı Kaynaklarını da çok geniş ölçüde kullanmıştır. Bu büyük eserinde yazar, bazen önyargılarının etkisinde kalmış, yalnış değerlendirmelere rağmen eser henüz aşılamamış ve birçok konuda hala kaynak niteliğini korumaktadır...

1158 s. -- 3. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm
Kapak : Emirhan Akyüz
İç Tasarım : Adem Şenel
Editör : Bilge Bozkurt, Mustafa Güçlükol
  • Açıklama
    • Emir Timur / Harold Lamb
      Etiket Fiyatı : 15,00 YTL


      Emir Timur, yalnız Türk-İslam dünyasının büyük hükümdarlarından biri olmakla kalmayıp, tarihin kaydettiği en büyük cihangirlerden biridir. Timur 1336'da Maveraünnehir'de Semerkand'la Belh arasında Keş kasabasında doğdu. 1370'te Maveraünnehir Hakimi Emir Hüseyin'in ölümünden sonra Maveraünnehir'e tek başına hakim oldu ve Semerkand'a gelerek tahta çıktı. "Biz ki, Mülük-ı Turan Emir-i Türkistanız!" diyen Emir Timur, 35 senelik hükümdarlığı süresince yaptığı bütün savaşları kazandı. Çin'e ve Delhi'ye kadar bütün Asya'yı; Irak, Suriye ve İzmir'e kadar bütün Anadolu'yu hakimiyeti altına aldı. İdaresi altındaki coğrafyanın imarıyla yakından ilgilendi. Su kanalları inşa ettirdi. Büyük şehirleri ticaret yollarına bağladı. Özellikle Semerkant şehrini örnek bir yerleşim haline getirdi. Alim ve iyi bir devlet adamı olan Timur, "Tüzükat-ı Timur" adıyla kanunlar çıkardı. İlim adamlarına büyük saygı gösterdi, İslam alimlerini meclisinde bulundurdu. "Tecrübe bana gösterdi ki, din ve yasalar üzerine kurulmayan bir devlet, uzun zaman yaşayamaz. Böyle devlet, çırılçıplak olup kendisini gören herkese karşı gözlerini yere dikmiş ve herkesin yanında saygı ve değerini yitirmiş adama benzer.Bu durumda böyle devlet, tavanı, kapısı, avlu duvarları olmayan ve her önüne gelenin içine daldığı eve benzetilebilir. Bunun içindir ki, ben devletimin çatısını, İslamiyet üzerine kurdum. Devletimi idare için yasalar düzenledim. Bu yasalar uygulandığı sürece, onlara aykırı hareket etmekten sakındım" diyen Emir Timur'un "halkın haline vakıf olmak", "iyilere iyilikle muamele edip kötülere kötülüklerini iade etmek", "hükümet idaresinde kanunlara riayet etmek", "askerlere daima hürmet etmek", "alimlerle ve emirlerle sıkı ilişkilerde bulunup istişare etmek", "adalet ve tarafsızlıkla Allah'ın kullarının hep iyiliğini istemek ve onların teveccühünü kazanmak" gibi ilkeleri, günümüzde dahi önemini korumaktadır.

      319 s. -- 3. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 24 cm
      Çeviri : A. Gökçe Bozkurt


      Muhteşem Süleyman Kanuni / Harold Lamb
      Etiket Fiyatı : 17,00 YTL


      "Bizim kanunumuz ister ki Padişahın atının göründüğü her yer daima hükmümüz altında bulunsun"

      O kuvvet yıllarında Avrupalılar ondan, Muhteşem Süleyman, Muazzam Türk diye bahsediyorlardı. Sarayına gelen yabancı ziyaretçilerin, kavuğunun ipek tülbendinin kıvrımları arasında parıldayan mücevherlerle gözleri kamaşıyor, İbrahim, Yedikule'yi "tıka basa" dolduran hazinelerden bahsederken, bunlar kulak kesiyorlardı. Bununla birlikte, Süleyman'ın kimseye açmadığı bir irade ile, sessizce gerçekleştirmeye çalıştığı idealin anlam ve önemini, hemen hiç birisi fark etmemişti...

      390 s. -- 1. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm
      Editör : Gaye Yavuzcan
      Çeviri : Göke Bozkurt


      Moğolların Efendisi Cengiz Han / Harold Lamb
      Etiket Fiyatı : 15,00 YTL

      "Nasıl Gök'te bir tek Tanrı varsa, yeryüzünde de tek bir Han olmalıdır!"

      Yedi yüz sene var ki bir adam, neredeyse bütün yeryüzünü zapt etti. Dünyanın yarısına hâkim oldu ve insanlığa, kendisinden sonra birçok nesiller boyunca devam edecek olan bir korku saldı.

      Hayatı boyunca birçok lakaplar aldı. Ona, "BüyükKatil" dediler, "Tanrının Bir Cezası" dediler, "Mükemmel Savaşçı" dediler, "Taçların ve Tahtların Hâkimi" dediler. Fakat biz onu en çok "Cengiz Han" adıyla tanırız. İnsanlara hükümdar olmuş birçoklarının aksine, bu adam, bütün lakaplarına lâyık olduğunu gösterdi...

      Kiyat kavminin şefi Yesügey'in oğlu Temuçin, babasının Tatarlar tarafından öldürülmesinden sonra kabilesi tarafından terk edilerek, geride kalan ailesiyle birlikte yokluk ve sefalet seneleri geçirdi. Çocukluk çağının bu zorluklarının güçlendirdiği Temuçin, hakkı olan mirası elde etmeye azmetti ve sadece bunu başarmakla kalmadı: Önce Han ilan edilen Temuçin, 1206'da Moğolistan'ı birleştirdi ve "Cengiz Han" unvanını aldı. Öngütlerin ve Uygurların Cengiz Han'a katılmasıyla, Türk - Moğol ittifakı güçlenerek devam etti ve Sibirya üzerine keşif harekâtıyla, Cengiz Han'ın seferleri başladı. Yapılan seferlerle Çin vergiye bağlandı. Naymanlar üzerine girişilen harekâtla Moğol İmparatorluğu'nun sınırı Harzem sınırlarına dayandı. "Nasıl Gök'te bir tek Tanrı varsa, yeryüzünde de tek bir Han olmalıdır" diyen Cengiz Han, Harzem üzerine yürüdü. Maveraünnehir'i ele geçirdi, Fergana ve Termiz'e hâkim oldu. Urgenç, Baktra, Merv, Nişabur yerle bir edildi. Hindikuş sıradağları, Cengiz Han'ı durduramadı. İran'ın kuzeyi, Gürcistan, Don ovaları, Cengiz Han'ın askerleri tarafından yakılıp yıkıldı. Harezm ordularının kalıntıları, İndus'a dek kovalandı. Cengiz Han, 1224'te, yardımcılarının Çin'in kuzeybatısında seferde oldukları sırada öldü.

      Geride sadece devasa bir imparatorluk değil, küçük çarpışmalar dışında hiç yenilmemiş bir ordu, mevcut yasaların derlenmesiyle oluşturulmuş ve kendi adını taşıyan Cengiz Yasası ve kaynağını Türk ve Moğol inanışından alan bir düşünceyi miras bıraktı.

      264 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 24 cm
      Editör : Gaye Yavuzcan
      Çeviri : Gökçe Bozkurt


      Bizans İmparatorluğunun Tarihi / Charles Diehl
      Etiket Fiyatı : 10,00 YTL

      Gerçekte, Roma İmparatorluğu düştükten sonraki bin senelik hayatında Bizans'ın durmadan harabeye yuvarlandığı kolaylıkla zannolunur. Böyle düşünmek asla caiz değildir. Onu mahvedecek gibi görünen bunalımları çoğunlukla kıyas kabul etmez derecede parlak devirler ve ümit edilmeyen yeni doğuşlar takip etmiştir. Bu devirde, bir tarihçinin sözüne göre "İmparatorluk, bu ihtiyar kadın, altın ve kıymetli taşlarla süslü bir genç kız gibi görünür. V1 ınci asırda, Justinyen devrinde, devlet, son bir defa, Roma'nın iyi günlerinde olduğu gibi toparlanır ve Akdeniz, yeniden bir Roma gölü olur. VIII inci asırda, İzorya'lı (Eski Silifke) imparatorlar, Şarl Martel'in Poitiers'de hıristiyanlığı kurtardığı sıralarda, İslamiyetin hücumlarını kırarlar. X uncu asırda, Makedonya ailesine mensup hükümdarlar, Bizans'ı, muzaffer silahlarını Suriye'ye kadar götüren, Ruslar'ı Tuna boyunda ezen ve Bulgar çarlarının kurduğu devleti kan içinde boğan büyük bir şark devleti haline koyarlar. XII inci asırda, Komnen'ler zamanında Grek İmparatorluğu, dünyada, hala iyi bir çehre göstermektedir ve İstanbul, Avrupa politikasının bellibaşlı merkezlerinden biridir...

      Bizans, bu suretle, bi sene yaşadı; bu yaşama, yalnız mutlu bir tesadüfün neticesi değildi: Şan ve şerefle yaşadı; böyle olabilmesi için kendisinde kötülüklerden başka şeylerin de bulunması pek tabiidir. İşlerini idare için, büyük imparatorları, şöhretli devlet adamları, yetenekli diplomatları, muzaffer generalleri vardı; bunlar vasıtasiyle, dünyada, büyük bir eser başardı. Haçlı seferlerinden evvel, doğuda hıristiyanlığın kafirlere karşı savunucusuydu ve askeri kıymeti sayesinde birçok defalar Avrupa'yı kurtarmıştı. Barbarlığın ortasında, Ortazamanın, uzun zaman tanıdığı takdire değer en ince, en zarif bir medeniyet merkeziydi. Asya ve Slav doğu dünyasının öğreticisi idi, bu kavimleri, dinlerini, edebi dillerini, sanatlarını, hükümetlerini ona borçludurlar. Pek kuvvetli tesiri batıya uzanmıştı; bir çok fikir ve san'at nimetlerini batı ondan almıştır. Bugün, Avrupa'nın doğusunda oturan kavimler ondan çıkarlar ve bugünkü Yunanistan, bilhassa Pericles ve Phidias'ın Atina'sından ziyade hıristiyan Bizans'a borçludur.

      175 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm
      Genel Yayın Yönetmeni : Ahmet İzci
      Editör : Sinan Baş
      Çeviri : A. Göke Bozkurt



      Yıldız'da Kaos ve Tasfiye / Murat Candemir
      Etiket Fiyatı : 15,00 YTL

      II. Abdülhamid Osmanlı Devleti'ni kendisinden önce hiçbir padişahın ikametgâh olarak kullanmadığı Yıldız Sarayı'ndan idare etti. Dünya siyasetindeki dengelere buradan müdahale etti. Kendisini güvende hissettiği bu saray, onun hem ikametgâhı, hem de karargâhı oldu. Ayrıca hayatının çoğu Yıldız'da geçtiği için kendi zevkine ve merakına uygun işlevlere sahip marangozhane, çini fabrikası, hayvanat bahçesi, müze ve kütüphane gibi binaları da saray kompleksi içerisine aldı.

      Elbette güçlü ve biraz da kuşkucu olan bu saray ağırlıklı yönetim için kapsamlı bir teşkilat gerekiyordu. Bu noktadan hareket edersek. Yıldız Sarayının teşkilat bakımından büyüklüğü hakkında bir fikir vermek açısından, güvenlik amacıyla konuşlandırılmış 15.000 kişilik askerî kuvvet hariç bırakılırsa. 12.000 kişilik de bir topluluğa sahip olduğunu zikretmenin yeterli olacağını sanıyoruz.

      Ancak, 31 Mart İstanbul'u uğursuz bir sis gibi saran kaos ortamı, Hareket Ordusu'nun İstanbul'a girişiyle Yıldız'a da sıçradı. Yıldız'a giren Hareket Ordusu ve beraberindeki komitacılar, içeriye girer girmez boyutları tam olarak asla belirlenemeyen bir yağmaya giriştiler Kütüphane, Baş-Hâfız-ı Kütüb'ün cansiperane cesareti sayesinde kurtulabildi. Kasalar kırıldı, hatta gizli bazı kasaların yerini söyletmek için II. Abdülhamid'in musahiblerine işkence bile yapıldı.

      Siyasi gelişmeler. II. Abdülhamid'in tahtından indirilmesi ve Selanik'e Alatini Köşkü'ne sürgüne gönderilmesi ile sonuçlandı. Ardından, komisyonlar oluşturuldu. Artık. II. Abdülhamid'in adı ağızlara bile alınmıyor, kendisi "Hakan-ı sabık" saltanat dönemi ise "devr-i sabık" olarak telaffuz ediliyordu.

      Fakat tasfiyecilerin hakimiyeti de pek uzun sürmeyecekti. Nitekim, Osmanlı Devleti kısa bir süre sonra 1. Dünya Savaşına girecek ve savaşın sonucunda tarih sahnesinden silinecekti. Bütün bu olup bitenler değerlendirildiğinde denilebilir ki: II. Abdülhamid. 31 Mart Olayı ve sonrasındaki kaos atmosferinin içinde Yıldız Sarayı'ndan sürgüne gönderilirken aslında arkasında koskoca bir "Devlet-i Aliyye"yi bırakıp gitmişti. Bu tasfiye de bir bakıma Osmanlı Devleti"nin tasfiyesi olmuştu.

      304 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 24 cm

      Çağ Açan Padişah Fatih Sultan Mehmed Han / Ziya Şakir
      Etiket Fiyatı : 17,00 YTL

      Devrinin en kudretli ve azametli hükümdarı taçları ve tahtları altüst eden muazzam bir ordu ve donanmanın başkumandanı

      "Artık, Bizans imparatorlarının kudret ve kuvvetleri, hemen hemen bitmiş gibidir. İmparator Konstantin tarafından kurulmuş olan bu asırlık hükümet o derece kağşamıştır ki, indirilecek şiddetli bir darbe, o köhne binayı temelinden yıkmaya kafi gelecektir."

      Böyle söyledi ve o şiddetli darbeyi bizzat indirdi. Artık o, Fatih idi.

      Fatih, hiç bir hükümdara ve ordu kumandanına nasip olmayan bu büyük zaferi kazandıktan sonra, o zaferin şerefine leke sürecek hiç bir küçüklük eseri göstermedi. On asırlık Bizans kalesini nasıl zaptetti ise, onun sakinlerinin gönüllerini de öylece kazanmak istedi.

      Yirmi bir yaşında fiilen Osmanlı tahtının sahip ve hakimi olan bu seçkin hükümdar, 30 sene süren saltanat hayatında, sayısız büyük hadiselerin kahramanlıkları ile şöhretini ebedileştirdi. Devletinin hakimiyet sahasını karada ve denizde genişletmekle yetinmedi. Yazarın dediği gibi: "Fatih cihangirlikten ziyade cihandarlık emelinde idi." Fatih, "Bu kanunname, atam ve dedem kanunudur. Ve benim dahi kanunumdur. Evladı kiramım, neslen ba'de neslin, bununla amil olalar." Dediği kanunnamesi ile teşkilatçılığı; kurduğu medreseler ile ilme verdiği önem; inşa ettirdiği yapılarla imarcılığı ve diğer bütün yönleriyle Fatih, devletinin başında bir çağı kapadı ve imparatorluğunun başında bir çağı açtı...

      304 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm

      Türkçülük Türkçülüğün Tarihi Gelişimi / Yusuf Akçura
      Etiket Fiyatı : 15,00 YTL

      Yusuf Akçura elinizdeki kitapta, Türkçülük akımının gelişmesini, fikri oluşumuna etki eden faktörleri tarihi gelişimi içinde değerlendirilmektedir. Cemil Meric'in "Kamus namustur" sözü ile dile getirdiği düşüncenin önemini, Türk dilinin yabancı kelimelerden arındırılarak bütün Türk diyarlarında rahatlıkla konuşulup anlaşılabilecek sade bir dil oluşturululabilmesi için, ortak bir lügat oluşturulmasının değerine vurgu yapılan eserde dil konusunda yapılan hizmetler dile getirilmektedir.

      Türkçülük, Yusuf Akçura'nın deyimi ile "Bütün Türklük" ülküsüne hizmet etmiş olan Türk dünyasının ilim ve fikir adamlarına ait bir panaromadır. Kimler yok ki bu panaromada İsmail Gaspıralı'dan Ahmet Vefik Paşa'ya, Ağaoğlu Ahmed'de Necib Asım Bey'e, Hamdullah Suphi Tanrıöver'den Ziya Gökalp'e kadar Türk dünyasının tanımış olduğu onlarca ilim ve fikir adamının Bütün Türklük fikrine hizmetlerinin bilimsel metodolojide olmasa bile kendine özgü bir üslûpla değerlendirildiği nadide bir eser.


      250 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 22 cm
      Editör : Bilge Bozkurt


      Çankaya Akşamları / Berthe Georges-Gaulis
      Etiket Fiyatı : 15,00 YTL

      Yunan eldiveni ile vuruyorlar ama onun içinde İngiliz'in eli var demişti, Türk hatlarından gelen genç subay... İngiliz girişiminin merkezi Bağdat'tı. Arapların gerçek başkentiydi. Bağdat daima ilk sırayı işgal etmeliydi. Şam ise, elde tutulması kolay, akıllı, uslu bir taşra şehri olabilirdi. İngiliz'ler Arapları kullanarak, Bağdat kozu ile Asya'yı ellerinde tutacaklardı.

      Acının, gerçekçi hale getirdiği Asya, kurtuluşu kendi içinde arıyor, milletlerin en gerçekçi olanını da önder tanıyordu.
      Ankara ve Mustafa Kemal iki isimidir ki, Afrika ve Asya için şahane bir destanı, tükenmez bir zaferi temsil eder.

      Tüm Türkler için İstanbul maziyi, Ankara ise bugünü temsil eder. Biri düşman elindedir öteki direniş hareketinin kalesidir.

      Her şeye rağmen İstanbul, yaşayacaktır. Zira o, Asya gibi ölümsüzdür. Asya, bütün milletlerin anasıdır...

      280 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm
      Editör : Gaye Yavuzcan
      Çeviri : A. Göke Bozkurt


      Atatürk'ün Kuran Kültürü / Abdurrahman Kasapoğlu
      Etiket Fiyatı : 18,00 YTL

      Din insanların gıdasıdır. Dinsiz adam boş bir eve benzer. İnsana hüzün verir. Mutlaka bir şeye inanacağız. Bu dinlerin en sonuncusu elbette en mükemmelidir. İslam dini hepsinden üstündür. Onun hak peygamber olduğundan şüphe edenler, şu haritaya baksınlar ve Bedir destanını okusunlar. Hz. Muhammed'in bir avuç imanlı rnüslümanla mahşer gibi kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir meydan muharebesinde kazandığı zafer, fani insanların karı değildir.

      Onun peygamberliğinin en kuvvetli delili işte bu savaştır.
      Milletimiz, din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri
      hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz da.
      Nasıl ki her konuda yüksek meslek ve uzmanlık sahipleri yetiştirmek gerekliyse, dinimizin felsefî hakikatlerini inceleyecek, anlayacak, öğrenecek- ilim ve fennine sahip olacak, seçkin ve hakikî yüce bilginleri yetiştirecek kurumlara sahip olmalıyız.
      Evet hakikaten Kur'an'da çok büyük hikmetler ve düsturlar vardır. Hele Yasin süresi ne şahane yazılmıştır. Ben Kur'an okumak istediğimde çok defa Yasin süresini okurum.
      Bizzat Cenab-ı Peygamber bile danışarak iş yapmak gereğini sçylemiştir. Ve kendisi bizzat öyle yapmışıtır. Bundan başka "ve şavirhum fi'l-emri" diye Cenab-ı Hakk'ın da kendisine seslenişi vardır. ... Bu ayet-i kerîmey muvaffakıyatımız için yegane bir delili hay ad eylerim.
      İlahi öğütler kur'an'ın içindedir, Hz. Peygamber'in sözlerinde ve hareketlerindedir. Biz Kur'an'ı duvara asmışız ancak tören olarak okuyoruz. Vaazlarda da, din derslerinde de, mukabelelerde de, ölülerin ruhları için de onu hep musiki ile duygulanmak için okuyoruz. Aklımızla anlayıp davranış geliştirmek için ise, başkalarının bize anlattıklarına bağlanıyoruz.
      - Gazi Mustafa Kemal Atatürk

      480 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm

      2. Abdülhamid'in Gizli Siyaseti ve Yunan Zaferi / Ziya Şakir
      Etiket Fiyatı : 12,00 YTL

      Yunanlıların Teselaya ve Makedonya'daki saldırıları neticesinde, Osmanlı Devleti 17 Nisan 1897'de Yunanistan'a savaş ilan etti. Ertesi gün İstanbul gazeteleri, Yıldız sarayı'nda tam elli dört saat süren müzakereler sonucu vükela heyetinin tanzim ettiği mazbaatının özetini, "Tebligat-ı Resmiye" başlığı altında yayınladıklarında, aylardır süren Yunan tecevüzleriyle milli gurularının zedelendiğini düşünen halk, savaş ilanından memnun olmuştu. Halkta, harbin kazanacağına dair, derin bir iman vardı. Bu iman besleyenler, hükemete ve orduya ellerinden gelen hizmeti yerine getirmeye hazırlanıyorlardı.

      Yunanlılarla savaş devam ederken, Sultan II. Abdülhamid'in dikkatle üzerinde durduğu bir husus daha vardı: Büyük devletlerden her an gelebilecek mücadeleye fırsat vermemek...

      172 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm


      Osmanlı İmparatorluğu Tarihi (2 Kitap Takım) / J. Von Hammer
      Etiket Fiyatı : 50,00 YTL


      Hammer: Aslen Avusturyalıdır. Latince ve Yunanca ile birlikte batıda yaşayan on dili ve üç doğu dilini (Arapça, Farsça, Osmanlıca) çok iyi bilmekte idi. Yazdığı eserlerinin en önemlisi.
      "Osmanlı Tarihi "dir. Bu eserini kaleme alırken bütün Avrupa arşivlerini taramış ve Osmanlı Kaynaklarını da çok geniş ölçüde kullanmıştır. Bu büyük eserinde yazar, bazen önyargılarının etkisinde kalmış, yalnış değerlendirmelere rağmen eser henüz aşılamamış ve birçok konuda hala kaynak niteliğini korumaktadır...

      1158 s. -- 3. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm
      Kapak : Emirhan Akyüz
      İç Tasarım : Adem Şenel
      Editör : Bilge Bozkurt, Mustafa Güçlükol
      Stok Kodu
      :
      -297869
      Boyut
      :
      14.0x24.0
      Basım Tarihi
      :
      Yok 0
      Kapak Türü
      :
      Ciltsiz
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
  • Taksit Seçenekleri
    • Axess Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      139,30   
      139,30   
      2
      69,65   
      139,30   
      3
      46,43   
      139,30   
      4
      37,84   
      151,36   
      5
      30,76   
      153,79   
      6
      26,09   
      156,53   
      7
      22,79   
      159,53   
      8
      20,37   
      162,93   
      9
      18,34   
      165,06   
      10
      16,93   
      169,32   
      11
      15,58   
      171,33   
      12
      14,45   
      173,43   
      Finansbank Kartları
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      139,30   
      139,30   
      2
      69,65   
      139,30   
      3
      46,43   
      139,30   
      4
      37,84   
      151,36   
      5
      30,76   
      153,79   
      6
      26,09   
      156,53   
      7
      22,79   
      159,53   
      8
      20,37   
      162,93   
      9
      18,34   
      165,06   
      10
      16,93   
      169,32   
      11
      15,58   
      171,33   
      12
      14,45   
      173,43   
      Bonus Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      139,30   
      139,30   
      2
      69,65   
      139,30   
      3
      46,43   
      139,30   
      4
      37,84   
      151,36   
      5
      30,76   
      153,79   
      6
      26,09   
      156,53   
      7
      22,79   
      159,53   
      8
      20,37   
      162,93   
      9
      18,34   
      165,06   
      10
      16,93   
      169,32   
      11
      15,58   
      171,33   
      12
      14,45   
      173,43   
      Maximum Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      139,30   
      139,30   
      2
      69,65   
      139,30   
      3
      46,43   
      139,30   
      4
      37,84   
      151,36   
      5
      30,76   
      153,79   
      6
      26,09   
      156,53   
      7
      22,79   
      159,53   
      8
      20,37   
      162,93   
      9
      18,34   
      165,06   
      10
      16,93   
      169,32   
      11
      15,58   
      171,33   
      12
      14,45   
      173,43   
      World Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      139,30   
      139,30   
      2
      69,65   
      139,30   
      3
      46,43   
      139,30   
      4
      37,84   
      151,36   
      5
      30,76   
      153,79   
      6
      26,09   
      156,53   
      7
      22,79   
      159,53   
      8
      20,37   
      162,93   
      9
      18,34   
      165,06   
      10
      16,93   
      169,32   
      11
      15,58   
      171,33   
      12
      14,45   
      173,43   
      Paraf Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      139,30   
      139,30   
      2
      69,65   
      139,30   
      3
      46,43   
      139,30   
      4
      37,84   
      151,36   
      5
      30,76   
      153,79   
      6
      26,09   
      156,53   
      7
      22,79   
      159,53   
      8
      20,37   
      162,93   
      9
      18,34   
      165,06   
      10
      16,93   
      169,32   
      11
      15,58   
      171,33   
      12
      14,45   
      173,43   
      Diğer Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      139,30   
      139,30   
      2
      69,65   
      139,30   
      3
      46,43   
      139,30   
      4
      37,84   
      151,36   
      5
      30,76   
      153,79   
      6
      26,09   
      156,53   
      7
      22,79   
      159,53   
      8
      20,37   
      162,93   
      9
      18,34   
      165,06   
      10
      16,93   
      169,32   
      11
      15,58   
      171,33   
      12
      14,45   
      173,43   
  • Yazarın Diğer Kitapları
  • Yayınevinin diğer kitapları
istanbul evden eve nakliyat eşya depolama evden eve nakliyat sultanbeyli escort sancaktepe escort izmit evden eve nakliyat uluslararası evden eve nakliyat
Kapat