... Kendisiyle, Hegel üzerine yazmış olduğu kitabın Metafizik Tasarı bölümünün çevirisi yoluyla karşılaşacağımız F. Chatelet, sözünü ettiğimiz öbür iki Fransız felsefecisinin öğrencilerinden ve Fransa'nın başlıca Hegel yorumcularından biridir. Metafizik Tasarı'da onun, felsefe tarihi üzerine ve özellikle de felsefenin doğuşu, bir kültür türü olarak taşıdığı anlam ve bu bağlamda, Hegel'in felsefenin tarihsel gelişimi içindeki yeri konusunda ileri sürdüğü önemli görüşler yer alıyor.
Hegel'i kimin doğru kimin yanlış okuduğu akademik açıdan anlamlı ve ilginç bir konu. Ama felsefe tarihi, büyük felsefe söylemlerinin doğru okunması kadar yanlış okunmaları yoluyla da ilerlemiş değil midir? Bütün önemli felsefe söylemleri, kendilerinden önce gelen başka önemli felsefe söylemlerinin yanlış okumaları olarak okunamaz mı? Eğer batı felsefe tarihi Platon söylemine getirilmiş yorumlardan ibaretse, bu yorumların en ilginçleri, kuşkusuz, Platon'un Aristoteles tarafından "yanlış" okunması, Hume'un Kant tarafından "yanlış" okunması, Kant'ın Hegel tarafından "yanlış" okunmasıdır. Hegel'i, çok daha akla uygun bir biçimde, bir ontoteoloji olarak değil de, bir antropoloji olarak okuyan Kojeve'in söylemi, bugün en azından, hegelci köle-efendi diyalektiğinde apaçık bir biçimde yer alması beklenen Kadın'ın niçin orada olmadığının (feminist bir okumayla) sorgulanmasına yol açabildiği için "doğru"dur.